Dolu Oyuncak
Polesie kampanya 1
Polesie kampanya 1 1
Polesie kampanya 1 2
Polesie kampanya 1 3
Polesie 1 4

Geleneksel Eyüp Oyuncakları Müzesi bir kültürün yaşatılmasına katkı sunuyor

33

Geleneksel Eyüp Oyuncakları Müzesi kurucusu Şennur Ülker ile hem müze kültürünü hem de Geleneksel Eyüp Oyuncakları Müzesi’ndeki tüm gelişmeleri değerlendirdik.

Eyüp Oyuncakları Müzesi’ni tanıtır mısınız?

Geleneksel Eyüp Oyuncakları Müzesi, İstanbul’un en gözde semtlerinden biri olan Eyüp Sultan’da bundan 500 yıl önce ortaya çıkan bir geleneğin devamı olarak Geleneksel Eyüp Oyuncakları’nı sergileyen, üreten, oyuncakları yeni nesillere tanıtan ve geleneğin devam etmesi için çalışmalarına devam eden bir oyuncak atölyesi ve müzesidir. Müze, 2005 yılında Eyüp Oyuncak eğitimi alan, kurucusu olduğu kooperatifte 2006’dan 2017’ye kadar aktif görev yapan, 2017’de Geleneksel Eyüp Oyuncakçısı Atölyesi’ni kuran ve 2019 yılında söküm taşıyıcısı Kültür Bakanlığı Sanatçı unvanı alan Şennur Ülker tarafından kurulmuştur.

İnteraktif bir anlatımla oyuncakları tanıtıyoruz

Ülkemizdeki müze kültürünün gelişmesi nelere bağlıdır, bu anlamda kimlere ne gibi görevler düşüyor?  Eyüp Oyuncak müzesi olarak siz bu konuda neler yapıyorsunuz?

Müze kültürü deyince aklıma ilk gelen hangi kültürü yaşatmak istiyorsak onun direkt mekanın içinde konumlandırılmasıdır. Yani hem müze mekanın içinde hem mekan müzenin içinde olacaktır. Şu anda Geleneksel Eyüp Oyuncakçısı mekanın içinde ve mekan da bizim müzenin içindedir. Neden mi? Çünkü interaktif bir anlatımla oyuncakları tanıtıyoruz. Müzeleri gezenler yanlarında bir anlatan kişi bulunsa da orada gördüğü objeye dokunmadığı ya da bir aktivitenin içine girmediği müddetçe kültür geçişi tam olarak gerçekleşmez.

Eyüp Oyuncakları sadece müzede Oyuncak Sergisi değildir…!

Eyüp Oyuncakları sadece müzede Oyuncak Sergisi değildir. Aynı zamanda Eyüp Sultan’ın her yerini kapsayan bir gelenektir. Öyle bir gelenektir ki  kökleri Peygamber Efendimiz’in Eba Eyüp El  Ensari Hazretleri’nin evine misafir olduğu güne kadar uzanır. Hatta Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettikten sonraki cülus yolunda yapılan törenler bile oyuncakları ile bağlantılıdır. Bu bağlantılar sebebi ile ticaretin burada büyüdüğü ve geliştiği kesindir. Çünkü burası ziyaretçileri ile Mekke’den sonra gelinen en kalabalık semt olmuştur. Oyuncakları çocuklara hikayelerle anlatırken bu hikayeler gerçek o zamanki kültür üzerinden anlatılır. Anlatılan oyuncaklardan aktif olarak o oyuncağı çocuk yapar veya boyar. Oyuncakları öğrenen çocuklar gezilecek mekanları öğrenir ve arkasından bu mekanları gezerler. İnteraktif dediğim budur. Mekan kültür bağlantısı.

Bunun gibi müze anlamında söylenecek birçok konu var. Müze kültürünün geçmesi için bunun hem yeni anlatım şekilleri hem de eski anlatımlarla birleşmesi gerekir. Yaratıcı drama, masallarla anlatım, kuklaların kullanımı, Hacivat Karagöz’lü anlatımlar ile  tanıtımı güçlendirmek, animasyon ve tiyatro çalışmaları yapmak, internet ve dijital ortamın aktif kullanımı, yurt dışında kullanılan bir çok tekniğin ülkemize de getirilmesi, üç boyutlu ekran üzerinde anlatımlar, kitreden yapılan küçük minyatür  çalışmalarının kullanılması, müzede saklanan her şeyin minyatürünün yapılıp turistlerle yurt dışına hediye olarak götürülebilmesi gibi… Devlet destekli gezici müzeler yapılıp şehir şehir, ülke ülke tanıtılması da çok önemlidir. Müzelerin bunları ve daha fazlasını yapabilmesi için devlet tarafından desteklenmelidir.

Geleneksel müzemizde çocukların ufuklarını açıyoruz

Biz ne yapıyoruz kısmına gelince Geleneksel Eyüp Oyuncakçısı ülkemizde ve yurt dışında kurulan Oyuncak Müzeleri ve sergiler için Geleneksel Eyüp Oyuncakları üreterek Eyüp Oyuncakları’nın ülkemizde ve yurt dışında da yaşatılmasını sağlayacak çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca öncelikle kendi müzemizde ve diğer müzelerde Eyüp Oyuncakları Boyama atölyesi düzenleyerek çocukların müzemizde gördüğü Geleneksel Oyuncaklar ile buluşmasını sağlamaktayız. İlk oyuncak ustası diye anılan Hasan Efendi’nin kitre bebek atölyesini kurguladık. İlk oyuncak ustasının ismi bilinmese de şu an tarihte  ismi geçen ilk oyuncak ustası Darbukacı Hasan Usta olarak bilinmektedir. Lale Ceylan Hanım’a ilk usta olarak onun adı geçtiği için biz de minik atölyeyi Hasan Efendi ustamıza ithafen yaptırdık. Hem bu eser hem de büyük dev oyuncaklarla birlikte 24 çeşit Eyüp Oyuncağı cam fanus içinde Ankara’da Ankamal ve İstanbul’da Neomarin gibi Büyük AVM‘lerde oyuncak sergisi ve oyuncak etkinlikleri yaparak oyuncak geleneğimizi tanıtmaya çalıştık. Ayrıca müzemizde oyuncakların minyatürünü yaparak turistik amaçlı sunma çalışmalarına başladık.

Müzemiz ziyaretçilere ücretli değil

Müze, ziyaretçilere ücretli midir? Kimler bu müzeden faydalanabilir?

Müzemiz ziyaretçilere ücretli değildir. Yalnız randevu ile gelinmektedir. Oyuncakların tarihi ve oyuncak hikayelerinin anlatımı yarım saati bulmaktadır. Bu sebeple 10 kişilik gruplar şeklinde saat veriyoruz. İsteyenler yardım amaçlı 15 TL ödeme bırakıyor ve bunu da biz yeşili koruyan ve doğaya güzellikler katan vakıflara yardım olarak sunuyoruz.

Doğadan aldığımızı doğaya veriyoruz

Bunu neden yapıyoruz. Bizler ahşabı kullanarak çocuklara oyuncak üretiyoruz. Bunun yerine konması ancak doğayı önemseyen vakıflara yapılacak yardımla olabilir. Ağaç oymak işlemek güzel. Ama yerine ağaç dikmeliyiz. Aynı zamanda 15 TL karşılığında küçük bir hediyemiz  oluyor.

Müzemizden ayrılan çocukların hem geleneksel oyuncakları hem de anıları oluyor

Müzemizin interaktif olduğunu söylemiştim. Buraya çocukları ile randevu alanlar çocuk etkinlik programlarından birine katılmak içinde randevu alıyorlar. Oyuncaklar anlatıldıktan sonra oyuncaklardan biri çocuğumuza sunuluyor.  Oyuncağının üzerinde kendi hikayesini ve tasarımını yapan çocuk mekandan mutlu  ve kendine ait oyuncağı ile müzemizden ayrılıyor. Unutamayacağı bir anısı ve saklayacağı oyuncağı geleneksel oyuncağı oluyor.

Her yaş grubuna hitap ediyoruz

Müzemizde her yaş grubuna hitap ediyoruz. Hatta 55 yaş üstü daha da duygusal oluyor. Çünkü çocukluğuna gidiyor. Bazı oyuncaklarla çocukluğunda oynadığı için bize anılarını anlatarak mutlu oluyorlar.

Ahşap, deri ve topraktan oluşan oyuncaklar

Müzede kaç çeşit oyuncak var?

28 çeşit oyuncak var. Bunlar ahşap, deri ve topraktan oluşan oyuncaklardır. Artık materyallerle geri dönüşüm bilinci ile yapılmış oyuncaklardır. Eyüp oyuncakları o günün kültürünü, hikayesini ve mekanın özelliğini kendine has bir şekilde anlatıyor. Bunun dışında her ay bu guruba eklediğim ve replikasını yaptığım oyuncaklarda oluyor. Takip etmek isteyenler  www.eyupoyuncakcisi.com Sitemizden bizi takip edebilirler.

Dünyanın bilinen en eski oyuncağı Anadolu topraklarında ortaya çıktı ve Mardin’de bir müzede sergileniyor. Bu kadar eski bir kültüre sahip olan Anadolu’nun oyuncaklarının daha fazla tanıtılması için neler yapılmalı?

Mardin’de çıkan bu oyuncak Mardin’in o zamanki kültürünü de yansıtır. Mardin’in kültürü de söylediğim yöntemlerle çocuklara ve büyüklere aktarılırsa müzenin kuruluş amacı da hedefine ulaşmış olur. Anadolu oyuncağımız ya da Eyüp oyuncağı olsun hiç fark etmez. Geleneğimizi yaşatmak adına biz nasıl oyuncakları tanıtırken interaktif bir öğretim yapıyorsak bu Anadolu oyuncağı için de gayet güzel yapılabilir. Çocuklarımıza, öncelikle Anadolu tarihi anlatılmalı, Mardin anlatılmalı ve minyatür çalışmaları sergilenmeli… Müzede sunulan oyuncağın aynısının yapımı öğretilmeli ve eskiden de çocukların bu şekilde oyuncaklar yaptığı aktarılmalı, sonrasında kendi tasarımlarını yapmaları istenmeli. Böylelikle ortamdan çıkan çocuğun ömrü boyunca unutmayacağı bir anısı, bir hikayesi ve saklayacağı oyuncağı olacaktır. Çocuğunu bu ortamda gören aile ise Çocuğundan daha çok şey öğrenmiş olarak unutamayacağı bir anı ile ortamdan ayrılacaktır. Anadolu da çıkan bu oyuncakları Anadolu’yu temsil etmek adına kendi bünyemizde sergileyebiliriz. Ya da örnekleri verilirse aynısını yapıp kültürümüze katkıda bulunabiliriz. Büyük şehirlerde oyuncakların sergilenmesi daha çok kişinin tanıması demektir.

TIR’la dolaşan Gezen Müze ve Gezen Atölye hayalim

Müze olarak hedefleriniz nelerdir?

Eyüp Oyuncak Müzesi Türkiye’mizin kazanımlarından biri olacak büyük bir kültür hazinesidir. Çünkü tarihimizin tek oyuncak geleneği olan ve 500 sene evvel kurulan ilk oyuncak sanayisi ve geleneğini yaşatmaya çalışıyoruz. İstanbul İl Kültür Müdürlüğü Eyüp Oyuncakları’nın kültür mirası olması için bir çalışma başlattı ve bu çalışmayı Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sundu. Tarihi oyuncaklarımız Kültür Bakanlığı tarafından ‘somut olmayan kültür mirası’ olarak kaydedildi. Şimdiki en önemli hedefimiz Eyüp Oyuncakları’nı UNESCO’ nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras listesine girmesi. Eyüp oyuncakları üzerinde çalıştığım diğer bir proje ise şehir şehir, ülke ülke TIR’la dolaşan Gezen Müze ve Gezen Atölye hayalimi gerçekleştirmek.

Çocuklarla interaktif çalışma yapan tüm işletmeler etkilendi

Corona süreci müzenizi nasıl etkiledi?

Çocukların okula bile gidemediği bir dönemden bahsediyoruz. Çocuklarla interaktif çalışma yapan tüm işletmeler etkilendi. Biz de aynı şekilde… Ama ben önceki gibi grup olarak değil, şu anda ailelere tanıtım yapıyorum. Bu dönem benim için ayakta kalmak için dördüncü büyük mücadelem. Bunu da İnşallah millet olarak atlatacağız.

Hayata bakış açınızı değiştirin

Konuyla ilgili son olarak eklemek istediklerinizi alabilir miyim?

Hayat insana hangi sürprizlerle geliyor bilemiyoruz. Bu sürprizleri alıp onları bir güzel yoğuralım. Ve onlardan güzel şeyler çıkartıp üretelim. Ürettiğimiz zaman anlıyoruz ki tüm zorlukların üstesinden gelebiliriz. Hayata bakış açınızı değiştirin. Bu benim için de bazen çok zor olabiliyor. Her zor göründüğünde ürettiğim işlere bakıyorum. Gelecekteki büyük resmi hayal ediyorum.

Büyük bir tutku ile yaptığım mesleğim, ideallerim ve hayallerim var

Büyük bir tutku ile yaptığım mesleğim, ideallerim ve hayallerim var. 15 senedir bu mücadelenin içindeyim. En az 10 defa işimi yaparken gerçek manada sıfırladım. Ama her seferinde yeniden ayağa kalktım. Bu ancak sevgi ve tutku ile oluyor. Geleneksel Eyüp Oyuncaklarını Türkiye ve dünya çapında iyi bir noktaya geldiğini gördüğümde bununla gurur duyacağım ve yaşadıklarım bana sadece gülün dikenleri olarak kalacak.

Halkım ve ülkem için çok büyük ideallerim var

Şiarımız oyuncaklarımızı UNESCO’ya dahil edebilmek. Ve ülke ülke dolaşıp tanıtabilmek. İşte o gün geldiğinde ülkem ve halkım için bir şeyler yaptım diyeceğim. En son gözlerimi kapattığım günde insanlara örnek olabileceğim bir girişimci hikayesi  bıraktığım gün rahat uyuyabileceğim gün olacaktır inşallah. Tüm hayallerinizin gerçek olması dileği ile…

ÖZEL HABER

Ahmet Doğan-OYUNCAKHABER

Yoruma kapalı.