Dolu Oyuncak

Ender Mıcık: Oyuncak ithalatı ve oyuncak üretiminin ülkemizdeki konumu

384

Türkiye de Oyuncak ithalatının geldiği noktaya bakarsak son yıllar da ülkemizin içinde bulunduğu Türk parasının değer kaybı , referans kıymet üzerinden alınan telafi edici ve yeni ek vergilerle İthalat 2013’te 724.000.000 USD’dan 2020 de 280.000 USD’a düşmüştür.

Oyuncak İhracatı 2016’da 118.000.000 USD’den 156.000.000 USD’ye yükselmiştir. Bu rakamlara baktığımızda yerli üretimin ivme kazandığını ve ülkemizin üretim kapasitesinin yükseldiğini görüyoruz. Sektörde son dönemlerde İthalatçı firmalar da imalata yöneldi, böylece çeşitlilik arttı.

İthalatçılar imalata yöneldi
İthalattan gelen bir firma sahibi olarak ithalatta son 3-5 yıldır gümrük ve denetlemelerde çok zorluklar çekerek faaliyetimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Ülkemizde yaşanan devalüasyon ve ilave vergilerden dolayı imalata ve montaja yöneldik. İmalatta ithalata göre 10 katı İstihdam sağladık. İşsizlik çözümüne bir nebze yardımcı olduk ve dövizi ülkemizde bıraktık. İthalat pazarından imalat olarak pay alıyoruz. Bir anekdota yer vermek istiyorum: Mahalle aralarında oluşturulmuş montaj atölyelerinin başındaki atölye işletmelerinden montajla ilgili iş isteyen bir işletmeyi ziyarete gittiğimde montaj yapan hanımların bir arada sohbet ederek montaj yaptığını gördüm. İşler nasıl yorucu mu diye sorarken şöyle bir sohbet gelişti. Sabah çocuğumu okula bırakıyorum buraya gelip çayımı içiyor, sıcak ortamda hem işimi yapıyor, çocuk okuldan çıkana kadar kaç adet ne yaptıysam onun parasını alıyor, çocuğumu da okuldan alıp evime gidiyorum. Daha az kömür yakıyor evde televizyonun başında boş vakit geçirmektense hem aile bütçesine katkı sağlıyor, az elektrik ve kömür kullanıyorum bu sayede de ihtiyaçlarımı karşılıyorum dedi. Bu tip mikro işletmelerle ilgili bir çözüm üretmesi lazım. Bu, yardımlaşma dernek ve vakıflar aracılığı ile de yapılabilir. Yardımlaşmanın, işsizlik konusunda hayatın her alanında üretimin artması gerekiyor. Devletimiz istihdam politikası olarak sürekli üretimin gelişmesi gerektiğinin altını özenle çiziyor. Biz de özel sektör olarak, müteşebbisler olarak bu konuda duyarlı olmalı ve elimizi değil, gövdemizi ülkemiz için seve seve taşın altına sokmalıyız.

El emeği yoğun bir sektör


Buradan şuraya varmak istiyorum Oyuncak sektörü el emeği yoğun bir sektördür. Bunun içindir ki sektörümüz desteği çok daha fazla hak ediyor diye düşünüyorum. Diğer sektörlerimize haksızlık etmek istemem ama oyuncak sektörünün de burada hakkını korumam gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum ve işsizliğin tavan yaptığı bu dönemde bizim gibi sektörlerin daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Devletimizin destek olması gereken sektörlerden birisi olmayı hak eden bir sektör olduğumuzu tekrardan vurgulamak isterim. Ülkemizin iki büyük sorunu var: İthalattan dolayı cari açık ve işsizlik… Bu iki can alıcı soruna bir nebze katkı sağlayacak bir sektör… Ama ne yazık ki üretim için getirilen makinelerimizi gümrükten çekerken son derece zorlanıyoruz, sanki bu işi yapma der gibi bir durum ortaya çıkıyor. Ülkemizin artık bunları ivedi şekilde çözmesi ve yeni Türkiye’ye yaraşır şekilde sanayi, endüstri hamlelerini bir bir hayata geçirmesi gerek. Aslında bu hamleler son yıllarda hayata geçti ama eski alışkanlığımız olan büroksasi burada ciddi bir sorun yaratıyor. Ve sektörlerin bu düzlemde mutlaka desteklenmesinin şart olduğunu bir kez daha yinelemek istiyorum. Katma değerli ürün çıkaralım, piyasa çeşitlensin, gelen ithal malların önünü keselim diye uğraşıp bazı yedek parça ve aksam parça getiriyorsunuz; oyuncak çekmekten beter ediyorlar… Ayrıca nihai ürün gibi vergi alıyorlar.

Devletimizin kolaylık sağlaması gerekiyor
Devletin bırakın ithalatçıyı üreticiye bile kolaylık sağlamıyor. Üreticilerin örgütlenmesi lazım, derneklerde yer alması lazım ve sıkıntılı konularda sürekli kamuoyunun gündemine gelerek dikkat çekmesi lazım.

Dünya oyuncak pazarı 120 milyon dolar
Dünya oyuncak pazarı 120 milyar dolar. Çin, yaklaşık 60 milyar dolarını alıyor. Biz ise ortada yanımızdaki Avrupa sıfır gümrükle mal satabildiğimiz ülkelere bile doğru dürüst mal satamıyoruz. Yıllık ithalatları yaklaşık 30 milyar dolar yani % 10 paylarını alsak 3 milyar dolar yapar. Bu üretim potansiyeli bizde var, fakat destek yok. Çek Cumhuriyeti’nin bile yıllık oyuncak ihracatı 4 milyar dolar civarı.

OYDER’e sahip çıkılmalı
Tüm oyuncakçılar sektörünün tek derneği olan OYDER’e sahip çıkmalıyız. Tek çatı altında İmalatçısı, İthalatçısı, Toptancısı, Perakendecisi ile birlikte sorunların üzerinden gelmek için mücadele etmeliyiz. Bugün kırtasiye sektörü bize yakın bir sektör. KDV’yi % 8’e düşürttüler. Adamlar çalışıyor. Pandemi döneminde çoğu sektörde KDV düşerken bizi yine teğet geçti. Ağlamayana meme vermezler diye bir tabir var, biz ona mücadele etmeyene diyelim.
Bir fıkra ile bitirmek istiyorum:

Timur’un olayı 

Anadolu’yu Timur işgal etiğinde her köye bir fil verir bakılması için. Köylü fili doyurmakta zorlanır. Nasrettin Hoca’ya giderler. Hocam Emir Timur’a gidelim sizi dinler, Fili buradan alıp başka yere versin derler. Hoca da; ‘siz de hep beraber köyün ileri gelenleri gelirseniz beraber gidelim der. Çadırın önüne gelirler. Timur buyur eder. “Hocam buyur hoş geldin” der.Hoca söze başlar köylülerin bir ricası var onun için hepimiz geldik der. Timur da hocam bir sen varsın der. Hoca arkaya bakar kimse yok. Timur’a dönüp bizim köylüler gönderdiğiniz fili çok sevmişler bir tane daha istiyorlar bakmak için der. Bizim millet böyle bir araya gelince sorun çok, mücadeleye gelince kimse yok. Bina toplantılarında bile çoğu gelmez, aidat açıklanır… Toplantı biter. Tebliğ edilir, toplantıya gelmeyenlerde homurtu başlar. Biz ne zaman düzeliriz diyorsak işte o bina toplantıları gibi bizleri ilgilendiren toplantılara giderek, sorunların üstesinden gelir o zaman ülke her konuda aydınlığa çıkmış olur.

Ender MICIK/TOYKOOP YÖNETİM KURULU BAŞKANI

OYUNCAKHABER

kilis masaj

Share and Enjoy !

Shares

Yoruma kapalı.